09 Kasım 2009 Pazartesi

Cumartesi Sofrası

Haftasonu yorucu ama çok eğlenceli 12 kişilik bir toplantının ev sahibesiydim. Aylık olağan arkadaş toplantılarımız bu yıl da kasım ayı itibari ile bende başladı:))
Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan akşam olmuştu bile... Kahkahaların havada uçuştuğu, şarkıların, türkülerin söylendiği süper bir gün oldu bizim için.
Tüm arkadaşlarıma bir kere de blogum aracılığı ile teşekkür etmek istiyorum.
Nevinciğime Ankara'dan kalkıp gelip bizi mutlu ettiği için,
Nermin ablaya bahçesinden bizim için topladığı süper lezzetli narları için,
Zeynep'e bizim için yaptığı nazar boncuklu bileklikler için, Öznur'a henüz doğmamış bebişiyle kırmayıp katıldığı için,
Sabiş'e bizi uzaklara götürdüğü buğulu sesi ve şarkıları için,
Semacığıma kurdela öğretme seansları için,
Çisem'e anlatılmayacak kadar değerli desteği ve yardımları için ve ismini saymadığım herkese güleryüzlü katılımları için tekrar tekrar teşekkürler..
Sırada misafrilerim için hazırladığım 2 tatlı, 2 tuzlu ve salatalar diye sınırlama getirdiğimiz menü var, tarifler de sırayla gelecek.
- Tost Ekmeği Salatası
- İçli Köfte
- Kurutulmuş Domatesli, Pancarlı Yeşil Salata
- Bozüyük Biberi Turşusu
- Kavurma Börek
- Galetalı Poğaça
- Kokostar Kurabiye
- Vişneli Damalı Yaş Pasta

02 Kasım 2009 Pazartesi

Patlıcanlı Kuzu Güveci


Tatil dönüşü çalışmak neden bu kadar zor Allahım:(( Resmen sürünerek geldim bugün işe, Cumhuriyet Bayramı tatiline cuma gününü de ekleyince 5 günlük kısa bir tatil çıktı ortaya, çok da güzel geçti.
Tatilin Çarşamba öğleden sonra başlamasının keyfini sürdük iş arkadaşlarımla. Güzel bir öğle yemeği ziyafeti çektik kendimize, ardından da hobi alışverişine çıktık. Yeni hobimiz kurdelalar:))Çok sevdiğimiz arkadaşımız Sema, hobi&el sanatları öğretmeni. Yanıbaşımızdaki cevheri değerlendirmesek ayıp olur diye düşündük, gün toplantılarımızda Semacığımızdan kurs almaya karar verdik. Çok güzel fikirler dolanıyor aklımızda, yaptıkça onları da paylaşacağım.
Perşembe günü ise eski iş arkadaşlarımla buluşma günümüzdü. Çok eğlenceli, hoş sohbet bir buluşma oldu. Yaseminciğim de çok güzel ağırladı bizi sağolsun, hem güler yüzü ile, hem leziz yiyecekleri ile, vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Özenli sofrasının fotoğraflarını da en kısa zamanda ekleyeceğim.
Haftasonu da kızlarla birlikteydik, yani kızkardeşlerimle:))Anneciğimin gözlemeleri eşliğinde bol öğünlü ve kalorili bir haftasonu geçirdik.
Eee bu kadar gezince evdeki sevgili kocanız daha fazla ilgi bekliyor ve şımartılmak istiyor haliyle:) Eşim için bunun yolu midesinden, özellikle de etli yemeklerden geçiyor. Yani kuzu güveci harika bir seçim..
Malzemeler:(6 kişilik)
1 kg güveçlik kuzu eti
3 adet patlıcan
7 adet domates
10 adet biber
2 baş sarımsak ( diş değil)
2-3 tane defne yaprağı
1 yemek kaşığı tereyağı yada 2 yemek kaşığı sıvıyağ
Tuz, karabiber
Yapılışı:
1. Toprak güveç kabını tereyağ ile yağlayıp yıkadığınız etleri dibine yerleştirin.
2. Aralarına defne yapraklarının yarısını serpiştirin. (özellikle kuzu etinin koktuğuna inananlar için)
3. Alacalı soyup, irice doğradığınız ve tuzlu suda beklettiğiniz patlıcanları etlerin üzerini örtecek şekilde yayın.
4. Soyulmuş sarımsakların yarısını ilave edin.
5. İrice doğradığınız biberleri serpiştirin.
6.Kabuklarını soyduğunuz domatesleri küp küp doğrayın ve en üste yayın.
7. Kalan sarımsakları ve defne yapraklarını da ekledikten sonra, biraz karabiber ilave edip kapağını kapatın.
8. Kısık ateşte 1 saat kadar pişirin. 30 dakikanın sonunda güveci eğip suyunu kontrol edin, az ise yarım çay bardağı kadar su ilave edin.
9. 1 saatin sonunda tuzunu ilave edip, etlerin yumuşaklığına göre pişmişliğine karar verin, biraz dinlendirip servis edin.
Hamiş:
1. Toprak güveci yeni almışsanız, margarinle her tarafını yağlayıp 10 dakika kadar fırınlayın. Böylece güvecinizin çatlamsını ve yemeğe fazla toprak kokusu geçirmesini engellersiniz.
2.Bu yemeği özellikle yaz aylarında hormonsuz domates, biber ve patlıcan ile yapın, parmaklarınızı yiyeceğiniz garantidir:))

21 Ekim 2009 Çarşamba

Patatesli Peynir Çanağı

Dün akşam eşimle sinemaya gittik. Dramatik filmlerden her çıkışımda 'bir daha böyle filmlere gelmeyelim, psikolojim bozuluyor ağlamaktan' desem de, gelecek sefer dayanamayıp yine bir dram filmi seçiyorum. Ama ''Nefes'' her zamankinden daha fazla etkiledi beni. Çünkü gerçekti. Hep haber bültenlerinde görmeye alıştığımız karakol baskınlarının arka planını izlemek, oradaki askerlerin psikolojileri ile koşullarının ağırlığı ile yüzleşmek adına gerçekten çok etkileyici bir filmdi. Ama askerde yakını olanlar kesinlikle gitmesin, benim bir yakınım olmamasına rağmen çok ağlattı beni. Sonuçta bir Türkiye gerçeği var ortada ve savaş kimse için çözüm değil malesef.
Filmden tarife geçersek geçen haftasonu kardeşim için yaptığım tuzlu atıştırmalıklar, patatesli peynirli çanaklardı. Ben görünümünü çok sevdim, ama tadı da bir o kadar güzelmiş:))

Malzemeler: (18 adet)
1 yumurta
2 kaşık yoğurt
125 gr oda sıcaklığında margarin
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

İç Malzemesi
200 gr peynir
1 adet çiğ patates
Bir tutam maydanoz
Karabiber

Yapılışı:
1. Malzemeleri karıştırıp yumuşak kıvamlı bir hamur elde edin.
2. 10 dakika dinlemeye bırakın.
3. Bu arada peyniri ezin, maydanoz ve karabiberi ilave edin, 1 tane çiğ patates rendeleyin. Hem tatlandırıyor hem de paynirin kurumasını engelleyip, yumuşaklık sağlıyor.
4. Dinlenen hamuru merdane ile yaklaşık yarım cm kalınlığında açın. Çok ince açmayın. Büyük bir kupa ile veya küçük bir kase ile daireler kesip muffin kalıplarına yerleştirin. Tart kalıbı da kullanabilirsiniz. Ben artan hamuru tekli tart kalıplarına yerleştirdim. 18 tane çanağım oldu:)

5. Hazırladığınız harcı çanaklara doldurun, Kenarlarına yumurta sarısı sürün.


6. 180Cde kızarana kadar pişirin. Çayın yanında afiyetle yiyin:))

20 Ekim 2009 Salı

Elmalı, Cevizli Rulo Kurabiye


Küçük sarı kuzum haftasonu Ankara'dan geldi. Gerçi okullar açıldığından beri her haftasonu geliyor, henüz aksatmadı:) Biz de ona yurtta atıştırmalık birşeyler yapmaya çalışıyoruz. Elmalı kurabiyeleri geçen hafta yapmıştım aslında, bir türlü yayınlayamadım. Dr. Oetker kabartma tozunun arkasındaki bir tarifti. Ben vakitsizlikten derin dondurucuda bekletemediğim için şekilleri pek hoşuma gitmedi ama tadı çok güzeldi. Elma, tarçın, ceviz üçlüsünü sevenlere özellikle tavsiye olunur:))

Malzemeler:
2 yumurta
200 gr margarin(oda sıcaklığında)
2 çay bardağı toz şeker
2 çay bardağı yoğurt
3-4 su bardağı kadar un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

İç malzemesi:
5-6 adet elma
2 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
Yarım su bardağı ince dövülmüş ceviz

Yapılışı:
1. İç harcı hazırlamak için elmaları rendeleyin ve suyunu çekene kadar pişirmek üzere ocağa alın. Şekeri ve tarçını ekleyin. Suyunu tamamen çekip karamelleşince ocaktan alın, ince kıyılmış cevizi ilave edip soğumaya bırakın.
2. Diğer tarafta oda sıcaklığındaki margarini, şeker ile krema kıvamına gelene kadar çırpın. Yumurtaları ve diğer malzemeleri de ekleyip karıştırın.
3. En son unu yavaş yavaş ekleyin. Yumuşak bir hamur elde edecek şekilde un miktarını ayarlayın. Hamuru 15-20 dakika buzdolabında dinlendirin.
4. Hamuru ikiye bölün. Her parçayı dikdörtgen şeklinde yaklaşık 3-4 mm
kalınlığında açın.
5. Soğuyan iç harcın yarısını açtığınız hamura yayın ve rulo halinde sarın.Diğer parça için de aynı işlemi yapın.


6. Hazırladığınız ruloları kolya dilimleyebilmek için derin dondurucuda yarım saat bekletin ve bir parmak kalınlığında dilimleyin. Benim vaktim olmadığı için fazla bekletemedim, ruloları keserken şekil bozuklukları oldu.
7. Tepsiye dizip, 180C de kızarana kadar pişirin.

14 Ekim 2009 Çarşamba

Zebra Kek

Bu aralar elimden bırakamadığım bir kitap var, yolda, öğle arasında boş bulduğum ilk fırsatta kitabıma sarılıyorum. Suzanna Collins imzalı Açlık Oyunları serisinin ikinci kitabı Ateşi Yakalamak. Çok sürükleyici, kısmen fantastik ve etkileyici. Herkese tavsiye edebilirim yani, olağanüstü bir kurgusu var.
Aslında en keyiflisi evde ayaklarını uzatıp, yanında bir fincan kahve (yaa ben artık kahve alışkanlığımı yitirmeye başladım, eskiden fincan fincan içerdim,noldu bana anlamadım, yeni favorim taze adaçayı) ve bir dilim kek ile kitap okumak, ama ben çok nadir yaşayabiliyorum bu keyfi, dar zamanlarda kitap okuyabiliyorum çoğunlukla.
Benim özendiğim gibi kitap okurken ya da keyif çatarken yemelik süper bir kek diyerek sonunda tarife bağlıyorum:))
Zebra kek internette sıkça karşılaştığım tarfilerden biri. Bence hoş bir sunumu var. Yapımı da son derece basit.
Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
3 yemek kaşığı kakao
2,5-3 su bardağı un
Üzerine dövülmüş fındık
Yapılışı:
1. Yumurtaları ve şekeri iyice özdeşleşene kadar çırpın.
2. Sıvıyağ ve sütü ekleyin.
3. Kabartma tozu, vanilya ve unu başka bir kapta karıştırıp, eleyerek sıvı karışıma ekleyin. Normal kek kıvamında biraz daha sıvı olmasına dikkat edin.
4. Tam ikiye böldüğünüz hamurun bir tanesine kakao ekleyip karıştırın. Kakaolu hamurun kıvamı fazla aktılaşırsa biraz süt ekleyin.
5. Yağladığınız kalıba 1 kepçe sade hamurdan dökün. Tam ortadan başlayarak 1 kepçe de kakaolu hamurdan dökün, tekrar sade hamurdan döküp, bu şekilde hamurları bitirin. Böylelikle fotoğraftaki gibi halka halka bir görüntü elde edeceksiniz.
6. Üzerini fındıkla süsleyip, 180c de pişirin.

12 Ekim 2009 Pazartesi

Beşamel Soslu Fırın Patlıcan

Yaz aylarında en sık pişirilen sebzelerden biri patlıcan. Hal böyle olunca musakka ve karnıyarıktan farklı çeşitlere ihtiyaç duyuluyor tabii. Beşamelin fırında yakışmadığı sebze yok zaten, patlıcana da pek bi yakıştı. Eee biraz kalorili ama kaçamak niyetine afiyet olsun:))
Malzemeler:
3 adet patlıcan
300 gr kıyma
1 adet soğan
1 yemek kaşığı zeytinyağı
2 adet biber
1 adet domates
Bir tutam maydanoz
3 diş sarımsak
1 yemek kaşığı salça
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı yenibahar
Tuz
Beşamel sos için;
2 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
1.5 su bardağı süt
Tuz, karabiber
Yapılışı:
1. Patlıcanları alaca soyun ve orta boyda doğrayın.
2. Yıkayıp kuruladıktan sonra sıvıyağda kızartın. Kağıt havluda bekleterek fazla yağını alın.
3. İnce kıyılmış soğanları ve biberleri 1 yemek kaşığı zeytinyağında kavurun.
4. Üzerine kıyma,tuz ve karabiberi ekleyin. Kıyma suyunu salıp çekince küp doğranmış domatesi ekleyin.
5. Sarımsakları rendeleyin, salçayı da ekleyip kavurmaya devam edin. En son maydanozları ilave edip ocaktan alın.
6. Bu arada beşamel sosu hazırlamak için tereyağı bir tencereye alıp kızdırın ve üzerine un ekleyip rengi dönene kadar 1-2 dk. kavurun.
7. Daha sonra sürekli karıştırarak süt ilave edin. Tuz ve karabiberi ekleyerek kaynayana kadar pişirin.
8. Kare bir fırın kabının tabanına patlıcanları, üzerine kıymalı harcı yayın. En üste beşamel sosu döküp 200Cde kızarana kadar pişirin.

08 Ekim 2009 Perşembe

En Kolay Mercimek Çorbası

Sevgili Ebrucum benden mercimek çorbası tarifi istemişti, fotoğrafı olmadığı için yayınlayamamıştım. Nihayet fotoğrafladım bu en kolay çorbayı:)) Abartmıyorum gerçekten çok kolay.
Havalar soğumaya başlamışken, elinizde koca bir çorba bardağı ile battaniyenin altına sokulup bol limonlu çorbanızı yudumlamak ve dışarıda yağan yağmuru (henüz kar moduna girmedik) seyretmek. Tam bir kış hayali oldu bu sanırım:))
Neyse lafı daha fazla uzatmadan tarife geçiyorum.
Malzemeler:
1 su bardağı kırmızı mercimek
1 adet soğan
2 adet biber
1 adet patates
1 yemek kaşığı salça
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı karabiber
Tuz
5-6 bardak su
Yapılışı:
1. Kırmızı mercimeği yıkayıp düdüklüye koyun. Soğanı dörde bölüp ilave edin. Biberleri ikiye bölüp içine atın. Patatesi soyun, 5-6 irice parçaya ayırıp ekleyin.
2. Salçayı, tuzu, baharatları ve suyu ekleyip kapağını kapatın.
3. Buhar çıkarmaya başladıktan sonra 15-20 dakika kaynatın.
4. Kapağı açtıktan sonra blendır tutun.
5. Dilersenzi üzerine kızdırılmış tereyağı dökerek servis edin.

Hamiş:
Kereviz, pırasa gibi faydalı sebzeleri sevmeyen çocuklarınıza ve eşlerinize bu sebzeleri yedirmenin en iyi yolu bu çorba. İçine atın gitsin, blendırlayınca hiç farketmeden bir güzel yemiş oluyorlar:))

06 Ekim 2009 Salı

Fesleğenli Poğaça

Mayalı yumuşacık poğaçalar iyi hoş da, ertesi gün bayatlamasalar. Haftasonu yaptığım poğaçaları daha çok hafta içi kahvaltılarımızda tükettiğimiz için kabartma tozu ile yapılanları tercih ediyorum. Bu tarifden, tazeliğini nerdeyse 1 hafta koruyabilen kıyır kıyır diye tabir edilen:) poğaçalar çıkıyor.

Tarifin aslı Rabia ablama ait ve yalancı içli köfte diye geçiyor, çünkü içi kıymalı ve üzeri galetalı olarak hazırlanıyor. Ben tarifi biraz! değiştirdim, poğaçaları pazar kahvaltısına yaptığım için kıymalı yapmak istemedim, herzamanki gibi peynirli olmasın diye iç harcını fesleğenli yaptım. Üzerini de galeta unu yerine susama buladım. Ama tarifin aslını da gün sofralarımın birinde deneyeceğim, zira benim yediklerim çok lezzetliydiler.

Malzemeler:

250 gr oda sıcaklığında margarin

1/2 çay bardağı sıvı yağ

1 çay bardağı yoğurt

2 paket kabartma tozu

2 çorba kaşığı sirke

2 çay kaşığı tuz

Un

İç harcı;

250 gr peynir

3-4 adet yeşil soğan

1 çay kaşığı kuru fesleğen

1 çay kaşığı karabiber

Üzerine susam

Yapılışı:

1. Poğaça malzemelerinin tamamını karıştırın, yumuşak bir hamur elde edecek şekilde unu ekleyin.
2. Hamur dinlenirken iç malzemesini hazırlayın. Peyniri ezin, içine ince doğranmış yeşil soğanları, fesleğeni ve karabiberi ilave edin.
3. Hamurdan küçük parçalar koparıp avucunuzda açın, içine harçtan koyup top haline getirin.
4. Elde ettiğiniz topları soğuk suya batırıp susama bulayın.
5. 200C de hafifçe kızarana kadar fırınlayın. Sıcak bir bardak çayla servis edin, tadına doyamayın:))

02 Ekim 2009 Cuma

Damalı Doğum Günü Pastası

Kendisi kardeşim için yaptığım doğum günü pastası. Doğum günü ramazan ayına denk geldiği için iftar yemeğinin ardından bir doğum günü kutlaması yapmıştık. Ramazanda pasta tarifine sıra gelmediği için, bugüne kaldı.

Pastamın hem tadı hem şekli çok beğenildi. Şekil olarak biraz uğraştırıcı gibi görünse de aslında hazır pasta tabanları ile kısa sürede hazırlanabilecek bir pasta. Aslında 2 tane pasta kekinden 4 katlı bir pasta elde ediyorsunuz, ama ben çok kalın olmasını istemediğim için üç katlı yaptım pastamı. Damalı hali nasıl elde ettiğimi ayrıntılı bir şekilde anlatmaya çalıştım, umarım anlaşılır.

Malzemeler:
1 adet kakaolu pasta keki
1 adet sade pasta keki
1 paket vanilyalı creme'ole
1 paket kakaolu creme'ole
2 su bardağı süt ( pasta tabanlarını ıslatma ve creme oleleri hazırlamak için)
1 su bardağı damla çikolata
80 gr sütlü çikolata
1/2 su bardağı krema
Süslemek için beyaz çikolatalı toplar
Yapılışı:
1. Öncelikle pasta tabanlarını kesebileceğiniz 3 farklı boyutta daire şeklinde mutfak gereci ayarlayın. Ben büyük yuvarlak için pasta kekinin çapından küçük bir pasta tabağı, orta yuvarlak için fincan tabağı, küçük yuvarlak için fincan ağzını kullandım.

2. Kakaolu pasta tabanının ve sade olanın bir katını ayırıp yanyana koyun.

3. Pasta tabağını, kakaolu olana yerleştirip keskin bir bıçak ile pasta tabağı büyüklüğünde bir daire kesin. Çıkartın. Kenara koyun. Elinizde kakaolu bir halka kaldı.
4. Aynı işlemi sade pasta tabanı için de yapın. Çıkan sade daireyi kakaolu halkaya, kakaolu daireyi sade halkaya yerleştirin.


5. Şimdi fincan tabağını kakolu dairenin üstüne koyup bıçakla daha küçük bir daire çıkartın. Sade dairenin üzerine de aynı şekilde fincan tabağını koyup bıçakla sade daire çıkartın. İkisini yer değiştirin.
6. Tekrar aynı işlemi kahve fincanı ile yapın. Aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü şekilde iç içe halkalar elde etmiş olacaksınız.



7. Yerleştirme işlemi sırasında kekler kırılabilir. Ama kat aralarındaki kremalar dağılmalarını önlüyor.
8. Kenarı sade ile başlayan tabanı yerleştirin. Üzerine bir kaşık yardımıyla süt ile ıslatın.
9. Paket üzerindeki tarife göre hazırladığınız vanilyalı creme oleyi sürün.
10. Damla çikoltaları serpiştirin.
11. En dıştaki halkası kakaolu olan katı yerleştirin.
12. Süt ile ıslatıp krema sürün. Damla çikolata serpiştirin.
13. En üst kata, dıştaki halkası sade olan pasta tabanını yerleştirip hazırladığınız kakaolu creme ole ile pastayı kaplayın.
14. Diğer tarafta benmari usulü erittiğiniz çikolataya kremayı ilave edip karıştırın. Biraz soğuyunca yanlarına akacak şekilde kaşık yardımı ile ortasından dökün.
15. Vaktiniz varsa 1 gece, yoksa 4-5 saat dinlendirin. Üzerini beyaz çikolata topları ile süsleyin. Doğum günü çocuğunu sevindirin:))

01 Ekim 2009 Perşembe

Şiş Köfte

İftar daveti için yaptığım, tarifine bir türlü sıra gelmeyen şiş köftelerim. Pek sevimliydiler kendileri :) Pilavın yanına da pek yakıştılar. Tadı da oldukça güzeldi, ızgara köfte tadında top köfteler yedik. Baharatlı patatesler de hem sunuma hem lezzete süper katkı sağlamışlardı. Köfte ve patates canavarlarına duyurulur:))
Malzemeler:
Köfte için;
500 gr köftelik kıyma
1/2 su bardağı kurutulmuş ekmek içi
1 yumurta
1 tane kuru soğan(rendelenmiş, suyu sıkılmış)
2 yemek kaşığı süt
2 yemek kaşığı sıvı yağ1
2 diş rendelenmiş sarımsak
1 tutam ince kıyılmış maydanoz
1 tatlı kaşığı köfte baharatı(Köfte baharatı yoksa kimyon, kekik, karabiber, yenibahar ekleyebilirsiniz)
Tuz
2 tane patates
5-6 tane yeşil biber
Yapılışı:
1. Kıymayı derin bir kaba alın, rendeleyip suyunu sıktığınız soğanı, yumurtayı ve diğer malzemeleri ekleyip iyice yoğurun, buzdolabında dinlenmeye bırakın. Eklediğiniz süt ve sıvı yağ sayesinde daha yumuşak köfteler elde edeceksiniz.
2. Pataeslerin kabuklarını soyun. Ben evdeki küçük dondurma kepçesi ile patateslerden küçük toplar çıkardım. Siz isterseniz iri kare şeklinde doğrayabilirsiniz. Tuz, biberiye ve kırmızı biber ile karıştırıp yağda hafifçe kızartın.
3. Biberleri de boylarına göre iki yada üçe bölün.
4. Dinlenmiş köfteyi dolaptan çıkarıp, ceviz büyüklüğünde toplar yapın.
5. Şiş çubuklarına 1 köfte, 1 patates, 1 köfte, 1 biber, 1 köfte, 1 patates olacak şekilde dizin.
6. Elde ettiğiniz şişleri yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize dizin. 200Cde köfteler kızarana kadar pişirin. Pilavla servis edin.

30 Eylül 2009 Çarşamba

Fırında Kabak Mücver

Kabağın mücver halini çok sevdiğimi söylemiştim ve tarifini de verdim daha önce. Ama fırında kabak mücveri çok daha fazla sevdim. Kızartması kadar ağır değil, daha pratik ve daha kokusuz:) Mutfakta en dayanamadığım şeylerden biri kızartma kokusu çünkü. Mutfağınızı yağ kokutmadan sofranızı mücverle renklendirmek istiyorsanız bu tarif sizin için:)))

Malzemeler:

3 adet kabak

200 gr beyaz peynir yada kaşar peyniri( Yarım kalıptan az)

1 adet yumurta

Yarım demet dereotu

1 çay kaşığı karabiber

1-2 yemek kaşığı un

2 yemek kaşığı zeytinyağı

Tuz

Yapılışı:

1. Kabakları iyice yıkayıp, rendeleyin. Rendenin ince tarafını kullanın.

2. Yumurtayı ekleyip karıştırın.

3. Peyniri ezip ekleyin.

4. Peynirin tuzu fazla ise tuz ilave etmeyin. Karabiberi ekleyin.

5. Zeytinyağını ve ince kıyılmış dereotunu ekleyip karıştırın.

6. Kabak rendelendiğinde sulandığı için un miktarını bu suya göre ayarlayın. 1-2 kaşık un yeterli olacaktır.

7. Karışımı yağlanmış kare borcama dökün. Ben iyice kızarmasını istediğim için orta boy bir fırın kabı kullandım. Siz daha kalın olsun isterseniz kabınızı küçültün.

8. 200Cde kızarana kadar pişirin. Sarımsaklı yoğurtla servis edin.

29 Eylül 2009 Salı

Bezeli Vişneli Parfe

Parfe mevsimi kapanıyor, biz Türkler kışın soğuk şeyler yemeye pek sıcak bakmıyoruz. Halbuki Avrupa'da yaz ayları kadar kış aylarında da dondurma tüketiliyormuş. Benim gibi faranjiti hemen azanlar için bu mümkün değil malesef. Bu yüzden havalar iyice soğumadan bir kere daha vişneli parfe yapmak istedim. Beze de ilave ettim bu sefer.
Bezeli parfeyi birkaç kez internette görmüştüm ama hiç tatmamıştım. Cici evli arkadaşlarımız Ebru-Emre çiftinin evlerine gittiğimizde damat bey bizim için cevizli bezeli parfe yapmıştı:)) Çok da lezzetliydi. Acele ile çıkarken fotoğraf makinemi almayı unutmuşum, malesef güzel masayı ve parfeyi fotoğraflayamadım. Kesinlikle tavsiye edebileceğim hafif, serin, lezzetli ve sunumu hoş bir tatlı oldu.
Malzemeler:
1 paket krem şanti
1 su bardağı süt
1/2 paket burçak bisküvi
10 adet beze
1 su bardağı çekirdekleri çıkarılmış vişne


Yapılışı:
1. Krem şantiyi süt ile çırpın.
2. 5 tane bezeyi parçalayıp krem şantiye ekleyin.
3. Bisküvileri ezip ekleyin.
4. Vişneleri ekleyip karıştırın.
5. Dikdörtgen baton kalıbın içini stretch film ile kaplayın. Dibine kalan 5 bezeyi sırayla dizin.
6. Karışımı dökün. Üzerini düzeltip stertch ile kaplayın Buzlukta bir gece bekletin.
7. Ters çevirip servis yapın.

28 Eylül 2009 Pazartesi

Fırında Patatesli Hamsi

Yaşasın, balık sezonu nihayet açıldı. Tezgahlarda hamsiler, sardalyalar, barbunlar, palamutlar, lüferler boy gösterdi. Balık yemeyi çok seven biri olarak yazları bu yüzden sevmiyorum. Balıksızlığım depreşiyor. Balıklı tariflerle dolu bir kış yaşamak istiyorum anlayacağınız.
Özellikle benim gibi demir eksikliği problemi yaşayanların en çok tüketmesi gereken besinlerin başında geliyor balık. Hem de çok pratik bir lezzet. İşten gelince tepsiye kolayca dizip fırına attığınızda 20 dakikaya harika ve besleyici yemeğiniz hazır. Balığı bu kadar çok övdükten sonra bizim evde sıkça yapılan fırında patatesli hamsi tarifine geçelim artık :))
Malzemeler:(2-3 kişilik)
Yarım kilo hamsi ya da sardalya
1 adet soğan
1 adet patates
Zeytinyağı
Tuz
Karabiber
3-4 tane defne yaprağı
Yapılışı:
1. Hazırlayacağınız tepsinin dibini zeytinyağı ile yağlayın.
2. Defne yapraklarını yerleştirin.
3. Yıkayıp hazırladığınız balıkları aralıksız dizin. Üzerine damak tadınıza göre tuz ve karabiber serpin.
4. Uzun uzun doğradığınız patatesleri balıkların aralarına sıkıştırın.
5. Piyazlık doğradığınız soğanları yayın.
6. 1-2 yemek kaşığı kadar daha zeytinyağı dolaştırıp 200C de fırında kızarana kadar pişirin.

25 Eylül 2009 Cuma

Yoğurtlu Patlıcan salatası

Közlenmiş patlıcandan çeşit çeşit salata yapmak mümkün. Bu haliyle çok lezzetli bir sebze olduğu için her salataya yakışıyor.
Yoğurtlu patlıcan salatası yine ramazanda iftar davetlerimin birinde yaptığım bir salataydı. Çok basit bir salata, hazırda közlenmiş patlıcanınız varsa daha da kolay. İsterseniz konserve de kullanabilirsiniz. Közleyip derin dondurucuya koyduğum patlıcanları çıkartıp 1-2 saat kadar beklettiğimde yeni közlenmiş gibi kullanabiliyorum, tavsiye ederim.
Malzemeler:
3 adet patlıcan
3 diş sarımsak
1 kase yoğurt
2 çorba kaşığı mayonez( isteğe bağlı)
Bir tutam çok ince kıyılmış maydanoz
Zeytinyağı
Tuz
Yapılışı:
1. Patlıcanları çatalladıktan sonra fırında közleyin, kabuklarını soyun.
2. Sarımsakları tuz ile ezin.
3. Küçük küçük doğradığınız ve sarımsak tokamağı ile ezdiğiniz patlıcanlara, sarımsakları ekleyin, maydanozu ve biraz zeytinyağı ilave edip karıştırın.
4. Diğer tarafta yoğurdu pürüzsüzleşene kadar karıştırıp mayonezi ekleyin. Biraz tuz ilave edin.
5. Yoğurtlu karışımı patlıcanların üzerine dökün, hafifçe karıştırın. üzerini düzleyip nane ve pulbiber ile süsleyin.

24 Eylül 2009 Perşembe

Peynirli Kırmızıbiber Sarma

Hem şık, hem de lezzetli bir salata bu. Kırmızıbiberin tadından hoşlananlar bir de peynirle denesinler. Süper bir uyum içindeler ikisi:) Misafirleriniz için davet ve gün sofralarında şık ama biraz zahmetli bir şekilde sunabilirsiniz bu ikiliyi. Günlük hayatta kahvaltı sofralarında peynirin yeri zaten tartışılmaz. Ama közlenmiş kırmızıbiberi de hafif zeytinyağı, elma sirkesi karışımıyla mutlaka deneyin derim. Mevsimi geçmek üzere, biraz fazla miktarda közleyip derin dondurucuya atmayı da ihmal etmeyin;)

Salatanın çok tarif edilecek bir yanı yok aslında. 4-5 adet kırmızıbiberi fırında közleyin. Çok yumuşatmamaya dikkat edin. Erirse saramazsınız. Onlar közlenirken 250 gr peyniri (Ben ezine kullandım, yumuşak olduğu için daha kolay ve lezzetli oldu) karabiber ve ince doğranmış dereotu ile karıştırarak ezin.

Közlenen biberlerin kabuklarını soyun, iriliklerine göre uzunlamasına 3 ya da 4 e ayırın. Geniş kısmına peynirden koyup sarın. Peynir tuzsuz ise tuz ekleyin. Taze dereotu dalları ile bağlayın. Servis tabağına aldıktan sonra üzerine zeytinyağı ve elma sirkesi dökün. Afiyetle yiyin:))